Ekonomi
G7 Ülkeleri Hürmüz Boğazı'nda Seyrüsefer Özgürlüğü Çağrısı Yaptı

G7 dışişleri bakanları, İran'a yönelik açıklamada Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün kalıcı olarak sağlanmasını istedi ve sivillere yönelik saldırıların durdurulmasını talep etti.
G7 ülkeleri, Fransa'nın Cernay-la-Ville köyünde düzenlenen Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından İran hakkında ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, dünya petrol ticaretinin kritik bir geçidi olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün kalıcı olarak sağlanması çağrısında bulunuldu. G7 dışişleri bakanları ve AB'nin Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ayrıca bölgedeki sivillere ve sivil altyapılara yönelik saldırıların derhal durdurulmasını talep etti. Toplantıda Orta Doğu'daki genel durumun ele alındığı belirtilen açıklama, İran'ın daha önce ABD ve İsrail ile bağlantılı gemilere boğazı kapalı ilan ettiği iddialarının gölgesinde geldi.
G7'nin Ortak Açıklamasının İçeriği
G7 ülkelerinin dışişleri bakanları, toplantı sonrasında yayımladıkları yazılı metinde net mesajlar verdi. Açıklamanın odak noktası, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kesintisiz ve güvenli bir şekilde devam etmesinin sağlanması oldu. Bu çağrı, küresel enerji arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip su yolu için uluslararası toplumun endişelerini yansıtıyor. Bakanlar, aynı zamanda bölgedeki tüm tarafları, sivillere ve onların yaşam alanlarına yönelik her türlü saldırıyı sonlandırmaya davet etti. Açıklamada, çatışmaların sonuçlarının bölge ülkeleri ve sivil halk üzerindeki olumsuz etkilerine de değinildiği bildiriliyor.
İran'ın Hürmüz Boğazı Açıklamaları
G7'nin bu çağrısı, İran yetkililerinin son dönemde yaptığı bazı açıklamalarla aynı zaman dilimine denk geliyor. İran tarafından, Hürmüz Boğazı'nın ABD, İsrail ve bu ülkeleri destekleyen güçlere bağlı gemilere kapalı olduğu iddiası tekrarlandı. Bu ifade, bölgede gerilimi yükselten ve uluslararası deniz hukuku kurallarına aykırı olarak değerlendirilebilecek bir tehdit olarak algılanıyor. İran'ın bu tutumu, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu dar boğazda seyrüsefer özgürlüğünü riske atan potansiyel bir kısıtlamayı işaret ediyor. G7'nin açıklaması, bu tür tek taraflı beyanlara karşı kolektif bir duruş sergilemiş oldu.
Toplantının Katılımcıları ve Kapsamı
Fransa'da 26 Mart 2026'da başlayan ve ertesi gün sona eren G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı'na, grubun tüm üyeleri katıldı. Toplantıda Fransa, Almanya, Kanada, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD'nin dışişleri bakanları bir araya geldi. Avrupa Birliği'ni temsilen AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da oturumlarda yer aldı. Gündemdeki konulardan biri olan Orta Doğu'daki gelişmeler, özellikle İran'ın bölgesel politikaları ve deniz güvenliğine etkileri bağlamında tartışıldı. Yapılan ortak açıklama, bu tartışmaların somut bir çıktısı olarak kayıtlara geçti.
Bölgesel Gerilim ve Uluslararası Tepkiler
Hürmüz Boğazı, uzun süredir bölgesel gerilimlerin odak noktalarından biri. İran'ın geçmişte benzer tehditlerde bulunması ve G7 gibi ekonomik olarak güçlü bir grubun konuya müdahil olması, durumun hassasiyetini artırıyor. G7'nin açıklaması, temelde uluslararası hukukun üstünlüğünü ve serbest deniz geçişi ilkelerini vurguluyor. Bu tür diplomatik girişimler, potansiyel bir krizin önlenmesi ve ticaret yollarının korunması için önemli adımlar olarak görülüyor. Sürecin devamında, İran'ın G7'nin bu çağrısına nasıl bir yanıt vereceği ve bölgedeki diğer aktörlerin tutumu merakla bekleniyor.





