Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde geçen yıl meydana gelen iki büyük depremin ardından yürütülen çalışmaların sonucunu paylaştı. Sözbilir, 2025 yılında 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremlerin ardından bölgedeki faylar üzerinde yapılan stres analizlerini tamamladıklarını duyurdu. Yapılan incelemeler neticesinde, bu depremlerde kırılan fay parçalarında artık belirgin bir stres birikimi olmadığı ve enerji boşalımının gerçekleştiği tespit edildi. Bu verilere dayanarak Sözbilir, Sındırgı'da deprem aktivitesinin sonlandığını ifade etti. Ancak uzman, analizlerin gösterdiği bir başka sonuca daha dikkat çekerek, gerilimin şimdi bölgenin güneydoğu ve kuzeybatısındaki fay kesimlerine kaymış olabileceğini aktardı.
Stres Analizleri Tamamlandı
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, geçen yıl Sındırgı'da yaşanan ve yerleşim yerlerinde hasara yol açan depremlerin ardından kapsamlı bir saha çalışması yürüttüklerini açıkladı. Ekip, depremlere neden olan fay hatları üzerinde detaylı stres analizleri gerçekleştirdi. Bu analizler, fayların üzerindeki gerilim miktarını ve dağılımını ölçmeyi amaçlıyor. Yapılan ölçüm ve modellemeler, söz konusu iki büyük depremle birlikte, bu spesifik fay parçaları üzerinde birikmiş olan enerjinin büyük oranda boşaldığını ortaya koydu. Sözbilir, bu durumu "kırılan fay parçalarında belli bir stres birikimi olmadığını ve boşalımın gerçekleştiğini" söyleyerek açıkladı. Bu bilimij veri, bölge için önemli bir rahatlama anlamına geliyor.
Aktiviteler Sona Erdi, Gerilim Kaydı
Yapılan açıklamaya göre, mevcut veriler ışığında Sındırgı'daki deprem aktivitesinin sona erdiği değerlendiriliyor. Bu, yakın gelecekte aynı fay segmentlerinden kaynaklanacak yeni bir büyük deprem beklentisinin düşük olduğu anlamına geliyor. Ancak Prof. Dr. Sözbilir, durumu bütüncül olarak değerlendirerek önemli bir uyarıda bulundu. Sözbilir, "Şu anda daha çok güneydoğuda ve kuzeybatıdaki kısımlardaki faylar üzerinde bir gerilim etkisi oluşmaya başladı" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, deprem enerjisinin sabit kalmadığını, bir bölgede boşalırken komşu fay segmentlerinde stres birikimini artırabileceğini gösteriyor. Dolayısıyla, Sındırgı'nın çevresindeki fay hatları için sismik izleme ve risk değerlendirme çalışmalarının önemi bir kez daha vurgulanmış oldu.
Bilim Kurulu Üyesinden Açıklama
AFAD Deprem Bilim Kurulu üyesi olarak da görev yapan Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaptığı açıklamayla hem kamuoyunu bilgilendirdi hem de bilimsel verilerin nasıl yorumlandığına dair bir örnek sundu. Sözbilir'in açıklaması, deprem sonrası yapılan bilimsel araştırmaların, sadece geçmiş olayları anlamakla kalmayıp aynı zamanda geleceğe yönelik risk haritalarının güncellenmesinde de kritik rol oynadığını ortaya koydu. Uzman, elde edilen bulguların, bölgesel deprem tehlike analizlerine entegre edileceğini ve ilgili kurumların planlama çalışmalarında dikkate alınacağını belirtti. Bu tür analizler, afet risk yönetimi ve yapılaşma politikaları için temel veri sağlıyor. Açıklama, depremlerin ardından bölge halkında oluşan endişelere bilimsel bir cevap niteliği taşıyor ve mevcut duruma ilişkin net bir tablo çiziyor.