Yargıtay, bir tasarruf finansman şirketi ile müşterisi arasında yaşanan 38 bin liralık organizasyon ücreti iade anlaşmazlığına ilişkin bir mahkeme kararını bozdu. S. G adlı müşteri, 2023 yılında araç almak için bir tasarruf finansman şirketiyle anlaşma yapmış ve organizasyon ücreti olarak bu tutarı ödemişti. Daha sonra cayma hakkını kullanarak ödediği paranın faiziyle birlikte iadesini talep eden S. G, şirketten olumlu yanıt alamayınca önce tüketici hakem heyetine, ardından da mahkemeye başvurdu. Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararını Yargıtay'ın bozmasıyla dava, yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderildi. Yargıtay'ın bu bozma kararının, 3 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı bildirildi.
Müşterinin İade Talebi ve Hukuk Süreci
Araç almak isteyen S. G, 2023 yılında bir tasarruf finansman şirketine başvurdu ve finansman anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında organizasyon ücreti olarak 38 bin lira ödedi. Daha sonra fikrini değiştiren S. G, cayma hakkını kullanarak bu ücretin kendisine faiziyle birlikte geri ödenmesini istedi. Ancak şirket bu talebi karşılamayınca, müşteri hukuki yollara başvurdu. İlk adım olarak tüketici hakem heyetine giden S. G, buradan da sonuç alamayınca dava açmak zorunda kaldı. Bu sürecin, tüketicilerin benzer finansman anlaşmalarında karşılaşabileceği iade taleplerinin nasıl bir yol izleyebileceğine dair somut bir örnek oluşturduğu ifade edilebilir.
Şirketin Savunması ve Mahkemenin İlk Kararı
Davada, tasarruf finansman şirketi savunmasını müşterinin imza sürecine dayandırdı. Şirket, S. G'nin anlaşma formlarını okuduğunu ve bilerek imzaladığını öne sürdü. Ayrıca, müşterinin iade talebinin, sözleşmede belirtilen cayma süresinin geçmesinden sonra geldiğini iddia ederek davanın reddini talep etti. Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi de ilk duruşmada şirketin bu savunmasını değerlendirerek davayı reddetmişti. Mahkemenin bu kararının, tüketici lehine sonuçlanmayan ve şirketin sözleşme maddelerine vurgu yapan bir içtihat örneği olarak kayıtlara geçtiği anlaşılıyor.
Yargıtay'ın Bozma Kararı ve Sonraki Süreç
Yargıtay, mahkemenin bu ret kararını inceleyerek bozma kararı verdi. Yüksek mahkemenin kararının tam hukuki gerekçesi kamuoyuna detaylı açıklanmamış olsa da, bu tür tüketici işlemlerinde cayma hakları ve ücret iadelerine ilişkin mevzuatın yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret ettiği yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır. Yargıtay'ın bozma kararıyla birlikte dava dosyası, yeniden görüşülmek ve karar vermek üzere Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne geri gönderildi. Bu, mahkemenin Yargıtay'ın görüşünü dikkate alarak yeni bir karar vermesi gerektiği anlamına geliyor. Karar, 3 Nisan 2026'da Resmi Gazete'de yayımlanarak hukuki süreci bir üst aşamaya taşıdı.
Resmi Gazete'de Yayımlandı ve Yeni Durum
Yargıtay'ın bozma kararı, 3 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de ilan edildi. Bu yayın, kararın resmiyet kazanması ve taraflara tebliğ edilmesi açısından önemli bir adım. Artık ilgili mahkeme, dosyayı yeniden ele alacak ve Yargıtay'ın bozma gerekçelerini de dikkate alarak nihai bir karar verecek. Sürecin, benzer organizasyon ücreti iade taleplerinde bulunan diğer tüketiciler ve sektördeki finansman şirketleri tarafından da yakından takip edildiği belirtiliyor. Mahkemenin vereceği yeni kararın, bu alandaki uygulamalara yön verebilecek nitelikte olabileceği düşünülüyor.
Tüketici Hakları Açısından Önemi
Bu davanın, özellikle tüketici kredisi ve finansman anlaşmalarında ön ödeme olarak alınan organizasyon ücretlerinin iadesi konusunda önemli bir emsal oluşturma potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Tüketiciler, sözleşme imzalasalar ve ücret ödeseler bile, kanunların kendilerine tanıdığı cayma hakkını kullanabilirler. Yargıtay'ın mahkeme kararını bozmasının, bu hakların kullanımı ve şirketlerin sözleşme şartlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği yönünde bir mesaj olarak değerlendirildiği görülüyor. Sonuç olarak, davanın ilerleyen sürecinin, hem tüketici hakları hem de finansman sektörü uygulamaları için yol gösterici olabileceği öngörülüyor.